Son dakika haberi bulunmamaktadır.   İletişim    Reklam  
                                                                         
HABER16 - Haberin Rengi Değişiyor -
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Web Tasarım | Sanal Tur | Gazete Türk

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

 

Polat Alemdar'ın yeni belalısı 'Kara'

15 Eylül'de yeni kanalı TNT'de yeni sezona başlayacak Kurtlar Vadisi'ne yine büyük ilgi çekecek karakterler ekleniyor.

Kategori  Kategori : Medya-Magazin
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 6413
Tarih  Tarih : 06 Eylül 2011, 15:38

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 
Sizi dizilerden tanıyoruz. Çok önemli karakterlere hayat verdiniz. Ama biraz da yakından tanıyalım…
1964 İzmir doğumluyum. Bir memur çocuğuyum. 4 yaşında babamın işi nedeniyle Ankara’ya gittim. İlk ve ortaokulu Ankara’da okudum. Liseyi İzmir’de okudum. Yine İzmir’de Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde 4 yıl oyunculuk eğitimi aldım. 1987 yılında mezun oldum. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nun açılışına katılmak üzere 23 kişilik bir ekibiyle Diyarbakır’a gittik. Diyarbakır’ın kurucu kadrosunda ben de yer aldım. 4 yıl boyunca bütün Güneydoğu’yu -Hakkari, Mardin, Midyat, Yüksekova- karış karış gezdik. Boyunca yemek masalarını birleştirip, büyük bir idealle tiyatro yaptık, oyunlar çıkardık. Bütün o yemek masalarının üzerinde Sheakspear, Gogol, Haldun Taner, Türk edebiyatının en ünlü oyunlarını Yunus Emre’leri oynadık. Daha sonra Antalya Devlet Tiyatrosu’nu kurmak üzere yine aynı ekiple Antalya’ya gittik. Yine kurucu kadrosunda yer aldım. Bir yıl da Antalya’da kaldıktan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu’nda rejisör ve oyuncu olarak görevime devam ediyorum. Karikatür sanatıyla ilgilendim. Tiyatro oyunları yazdım, reji yaptım, oynadım. Son altı yıldır da Asmalı konak olmak üzere televizyon dizilerinde oyunculuk yaparak yolumuza devam ediyoruz. 

İlk dizi oyunculuğunuz Asmalı Konak’la mı başladı?
25 yıllık Devlet Tiyatrosu sanatçısıyım. Bu 25 yılın 19 yılı seslendirme yapmadım, dizilerde rol almadım. Sadece tiyatro yaptım. Tabiri caizse tiyatronun lokomotif oyuncularından biri oldum. Bir sürü başroller oynadım. Ama tiyatroda popüler olamıyorsun. Çok zor roller oynuyorsunuz, Türkiye’nin her yerinde yapıyorsun ama popülerlik biraz televizyon ile olan bir şey. Ege Aydan, bir gün evde ile otururken, Kapadokya’da çekilen Asmalı Konak’ta boşta küçük bir rol olduğunu söyledi. “Bir bölüm oynamak ister misin?” diye sordu. Devlet Tiyatrosu’ndan aldığımız maaşta doğrusu, zaman içinde erozyona uğramıştı açıkçası biraz fakirdik. Bakkala borcumuz vardı. Dedik ki; “peki” Bir bölüm gelelim. Kalktık gittik, bir bölüm o rolü oynadık. Asmalı Konak gibi büyük bir dizide figüranlıkla başladık. Tabi o küçücük rolde artık nasıl bir oynamışsam hemen arkasından Tomris Giritlioğlu, “Arapsaçı” adlı bir dizide çok önemli, ağırlıklı bir rol teklif etti. Onu da elimizden geldiğince layığı ile oynama çalıştık. Onun üstüne Tarsus’ta “Seher Vakti” adlı bir dizide Yeşim Salkım, Uğur Polat ve ben, üçümüz başrol düzeyinde bir rol aldık. Hemen arkasından Türkiye’nin en önemli dizileri başladı. “Hırsız Polis”’te rol aldım; Uğur Yücel gibi bir usta ile çalıştık. “Hırsız Polis, zamanın dizilerinden en iyisiydi. Bence de Türk dizi tarihini önemli dizilerinde biriydi. Ondan sonra “Hanımın Çiftliği” gibi çok önemli bir dönem dizisinde Berber Reşit gibi bir karakteri canlanırdım. 

Bu arada üç dört önemli sinema filminde yer aldım. Sinema filmi olarak “Barda” filminde Patlak, Zeki Alasya’yla “Hayatta Korkma” diye bir filminde Bedrettin rolünü oynadım. En son ise Behzat Ç. filminde rol aldım. Birkaç tane daha sinema filmi var. 

En sonunda Vadi’yle yolunuz kesişti…
Kurtlar Vadisi Türkiye’de çok önemli bir dizidir bana göre. İlk başladığından bu yana sokakta herkes konuşuyor, reyting rekorları kırıyordu. Biz de kendi içimizde güzel diziler yapıyorduk. Ama bir taraftan da Kurtlar Vadisi de hem reyting olarak hem de halkın gündeminde ağırlığını koymaya başlamıştı. Doğrusunu isterseniz bu dizide birinci bölümden itibaren çalışmak istemiştim. Çünkü sevdim diziyi… “Kurtlar Vadisi olmalıyım” diye düşündüm. Beni takip eden seyirci de beni Kurtlar Vadisi’nde görmek istedi. Kısmet hiçbir türlü denk gelemedik. Kurtlar Vadisi beni istediği zaman ben başka yerle anlaşmış oluyordum ya da ben istediğimde bana göre bir rol olmuyordu. Sonuçta bugüne kadar çok istememe rağmen yer almadım. Bu sene Hanımın Çiftliği de bitince Kurtlar Vadisi de benle çalışmak istediğini söyleyince benim istediğim buluşma zamanı geldi diye düşündüm. Vadinin kaynaşmış, efsane kadrosunda bende yer alabileceğim, inşallah ben de olanlarla rolümü layığı ile yaparım ve bu güçlü kadronun içinde kendime göre rolümü doldurabilirim. 

Takıma hoş geldiniz diyeyim ben de…
Hoş buldum… Kurtlar Vadisi bu kadar sezon iyi oynayan bir takım sahiden. Ben de iyi oynayan bir takıma geldiğim için ve orada oynayacağım için çok mutluyum. 

DEVLETİN ADAMI KARA

Oynayacağınız karakterle ilgili biraz bilgi vermeniz mümkün mü? 

Karakterin ismi Kara. Bu siyah fular da simgesi Kara’nın. Tabi daha henüz bir ve ikinci bölümleri çekiyoruz. Bu rol nasıl ilerler nasıl gelişir, bunu senaristler biliyor. 

Dizilere dönersek; Türk dizileri dünya da bayağı popüler hale geldi. Bu popülerliği neye bağlıyorsunuz? 
Sektörün bence oyuncusundan ışıkçısına kostümcüsünden kamyoncusuna bütün dizi sektörü ve Türk sinema sektörü, çok idealist çalışıyor… Gönlünü bu işe koyuyor. Tabi ki para kazanıyor. Ama paradan önce seviyor. İşi seven insanların bu işi yapması çok önemli bir şeydir. Mecburiyetten değildir. En tepeden en alta kadar bir kere bu işi sinema tiyatro diziyi seviyor. Sonra bu işlere yansıyor. Üstelik bizim dizilerimiz yurtdışı, Arap ülkeleri, Balkanlara satıldı. Biz Brezilya dizisi satın alırken, kazandığımız parayı artık biz kazanıyoruz. Bizim şirketler kazanır oldu. Üstelik bizim giydiğimiz Türk markalarını yurtdışında görenler o markaları ister oldu. Türki Cumhuriyetler colaturka içer oldu. Bu aynı zamanda önemli bir kültür ihracıdır. İnsan hafife almamalı. Türkiye’nin belki de en üretken sektörüdür dizi sektörüdür. Layığı ile yapmalıyız. 

Son olarak, tecrübeli bir sanatçısınız; oyuncu olmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
Oyunculuk okulların tekelinde olan bir şey değildir. Ben pek çok insan tanıyorum ki okul mezunu değil ama çok iyi oyuncu. Ama bir de şöyle düşünmek lazım. Her ne kadar yetenekli ve iyi olursanız olun, bu yeteneğinizin üzerine bir eğitim koymanın bir kötü yanı yoktur. Akademik bir kariyer yapmak kötü değildir. Oyunculuğa heves edenlere yine de bu işin okuluna gidip eğitimini almalarını öneririm. Ancak yukarıda da söylediğim gibi oyunculuk mutlaka eğitimlilerin tekelinde değildir. 
 
Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Medya-Magazin

En Çok Okunan Haberler

www.haber16.org - HABER16 - 2010
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Haber 16 | |

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi